• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
  3. 1. Dünya Savaşına ve Çanakkale Savaşına giden yollar nasıl oluştu(1)
Yayınlanma: 26 Nisan 2021 - 13:59
Güncelleme: 02 Mayıs 2021 - 11:00

1. Dünya Savaşına ve Çanakkale Savaşına giden yollar nasıl oluştu(1)

26 Nisan 2021 - 13:59
Güncelleme: 02 Mayıs 2021 - 11:00
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
1. Dünya Savaşına ve Çanakkale Savaşına giden yollar nasıl oluştu(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Doğrunun peşinde...


(Bu yazı serimi 8 yıl mufazzaf 5 yıl redif askerlik görevi yaptıkttan sonra Yemenden  teskere alarak memleketine döndükten sonra 44 yaşında olmasına rağmen Rus Ordusu  istilasına karşı mavzerini alarak Türk Ordusu  saflarında Trabzon/ Akcaabat Hıdırnebi Yaylasında harp eden adını bana veren dedem Mehmet Arslan'ın aziz hatırasına hediye ediyorum.)

Tarihte, en  dar alanda en büyük orduların karşı karşıya gelerek yaptıkları kanlı savaşların en büyüğü olan Çanakkale Savaşlarıdır. Çanakkale  Kara Savaşlarının başlamasının dün yıldönümü idi. Vatan sevgisinin zirve yaptığı bu savaşanlarda, savaşanlara, onlara maddi manevi destek verenlere ve subaylarımıza Yüce rabbimden rahmet diliyorum. Ve onları saygı ve minnetle anıyorum.

Değerli okurlar, son zamanlarda bizim en büyük savaşımız olarak bizi derinden etkileyen 1. Dünya Savaşı haliyle onun büyük bir cephesi olan Çanakkale Savaşları sonucu en büyük zaferimiz olan Çanakkale Zaferimiz hakkında herkes bir şeyler yazıyor. Fakat yazıların çoğunda gerçekle ilgisi olmayan olaylar anlatılıyor. Bir çoğu da hurafelerle dolu. Bir çok hakiki vatan evlatlarına hain ve ya maceracı yaftasının vurulduğunu gördük. İşte bu sebeple Avrupa devletleri karşısında neden geri kaldığımızı, neden 1.Dünya Harbine girdiğimizi ve bunun bir parçası olan hepimizin hakkında doğru ya da yanlış sözler ettiğimiz Çanakkale Savaşları esas ağırlığı teşkil etmek üzere ve diğer cephelerdeki savaşlar hakkında sizleri bilgilendirmek için bir yazı zinciri hazırlıyorum. Kapsamlı ve uzun araştırma sonucu oluşturmaya çalıştığım bu yazı zincirimi okuyalım ve okutalım lütfen.

Çanakkale savaşları, çok büyük bir savaşlar  olmasına ve bu büyüklüğe rağmen çok eksik ve yanlış bilgilerle anlatılan bir savaşlar zinciridir.

Peki, Çanakkale Savaşlarını hazırlayan sebepler nelerdir diye sorarsak; 1. Dünya Harbini hazırlayan sebeplerin ana eksenidir diye de cevap vermek yanlış olmaz.

O zaman Birinci cihan harbini hazırlayan sebeplerin, sonuçların  en ağırı bize neden reva görüldü?
İşte bu can alıcı tespitleri yapmak her Türk’ün asil ve acil görevi olmalıdır. İşte bu sebeple çok kısa olarak bazı tespitleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Büyük ve güçlü kurum, kuruluş ve yapılar her günün hesabını yaparak güçlü kalırlar. Tekniği, bilimi, aklı, geçmişi ve inancı önde tutarak ve bu önde tuttukları değerlerin en doğrusuna erişmek için mücadele ederler. Elde ettikçe de güçlerini muhafaza ederler. Bunları ihmal edildiğinde ise farkında olmadan duraklamaya başlar. Büyük güçler duraklamanın farkına geç varırlar. Bu da onların milletler mücadelesinde rakiplerine karşı mücadele gücünü zayıflatır.

Milletler mücadelesinde teknik,araştırma ve bilime değer verdiğimiz dönemlerde düşmanlarımıza karşı hep galip geldik.  Türk Osmanlı Devletimiz 1.Kosova Savaşında korkutmak amacıyla dünya tarihinde ilk defa top kullanmıştır. Bu toplar tabi ki büyük yıkım sağlayan imha topları değildi ama panik ve bozgunluk meydana getiren ve o ana kadar kullanılmayan bir silahtı. Düşmanda büyük korku yaratmıştı. Bu teknik daha sonraları daha da geliştirilerek başka buluş ve icatlara yol açmıştır. Bu buluşlar Matematik, Fizik, Kimya, Tıp, tarım, toprak yönetimi, hukuk ilminde de kendini göstermiş ve Türkler o çağın her alanda en büyük devletinin sahibi olmuşlardı.

Osmanlı Türk Devleti yükselme devrinde ve kısmen de duraklama devrinde yukarıda ifade ettiğimiz değerleri çoğunla baş tacı etmiştir. Çoğunlukla demek zorundayız çünkü 1580den sonra askeri disiplin ve askere alma şekillerine dikkat edilmemeye başlanmıştı. Tamamen değil ama ara ara kurallar çiğneniyordu.

Yine ilmiye sınıfı yavaş yavaş ilimden ayrılmaya ve hurafelere meyletmeye başlamıştı. Devlet memurluğu görevlendirmelerinde adam kayırma, ehil olmayanlara görev verilmeye başlanmıştı. Rüşvetle işler görülmeye başlanmıştı. Yani alınteri okadar da önemli olmamaya başlamıştı. Hurafelere meyleden ilmiye sınıfı ve bazı şeyhülislamlar  medreselerde Matematik, Fizik, Kimya,Astronomi, Hendese derslerini yasaklamaya başlamışlardı. Çok geniş yüzölçümüne sahip olan Türk Osmanlı devletinin taşra yöneticileri merkezi dinlememeye başlamıştı.

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi devletin büyüklüğü sebebiyle bu bozulmanın zamanında farkına varılamadı. Zamanında fark edilemeyen her yönüyle bozulma devletin bütün yapısına sirayet ettikten sonra oluşan yeni güç ve yapı dengesinin değiştirilmesi de hemen hemen mümkün olamadı. Bunu değiştirmeye çalışan padişah dahil bir çok devlet adamı kellesini kaybetmek zorunda kalmıştır. Ara ara devreye sokulan bazı çözüm yolları devletin eski gücüne dönmesine yardımcı olmadı. Devlet kademelerinde büyük harcamalar olmaya başlamasının aksine artık zaferler de  kazınılamadığı için hazineye kazanç girişi de olmuyordu.Ayanlar ve bir çok valiler merkezi yönetimi dinlemiyor ve vergileri kendileri için alıyorlardı. İlerleyen yıllara doğru hazine tamamen boşalmaya başladı. Otorite sağlanamaz oldu. Askeri ve devlete ait teknik ihtiyaçlar fenni ilimler yasaklandığı için teknik insan yetişemediğinden  imal edilemez oldu. Bunun da ötesinde bu imalatı yapabilecek bilgiye sahip insanlar yetişmez oldu. Yani dışarıdan heybetli görünen bu büyük devlet dişi sökülmüş aslan gibi duruyordu.

Yapılan savaşların bir çoğunda yeniliyoruz ama askerlerimizin inanç ve vatan sevgisinin öncülük ettiği şahadete koşar gibi savaşmanın katkısıyla düşmanlara direniliyor ve kolay kolayda yem olunmuyordu. Asker ve komutanlar yenilgiyle sonuçlanan  savaşlardan bıkmışlardı. Bütün bu olumsuzluklara  rağmen 1792 yıllarına kadar iki büyük devlet olan hem Avusturya hem de Rusya’yla aynı anda savaşabiliyordu. Ama son savaşta bu gücünü de kaybetmiş oldu.

Bu arada Avrupa devletleri her alanda dev gibi ilerlemeye başlamışlardı. Seri üretimlere başlamış çok üstün savaş silahları yapmaya başlamışlardır. Topları ve donanmaları çok daha modern ve çok daha savaş kabiliyetliydi. Subaylar modern askeri okullarda eğitim görüyor ve duruma göre kendilerini yenileyebiliyorlardı. Toplarının menzilleri çok daha uzun hem de bizim toplardan çok daha seri atış yapıyorlardı ve tahrip gücü de çok daha fazla idi. Yani Avrupalı  büyük devletler her bakımdan bizden üstün durumda idiler.
1700 yıllarından sonra Avrupa sanayi devrimini yaşamaya başladı. Buhar gücünden faydalanarak daha kısa zamanda gemilerin deniz aşırı yerlere gidebilmeleri, üretimin fabrikasyon şekilde seri üretime geçilmesi sağlandı. Kısa mesafeli tren yolları sağlandı.   İngiltere de ham demir üretimi 1800 yıllarında 150.000tondan fazlaydı. Üretimler tüketimden çok daha fazla olunca ihraç edilerek ülkelere girdiler sağlanıyordu. Böylece Avrupa Devletleri her yönü ile Osmanlı Türk Devletinden daha ileri safhada olmuştu. Ve bu fark gittikçe de artıyordu.

Türk Osmanlı Devleti ise kapitülasyonlar, fen bilimlerine yeterince önem verilmemesi sonucunda üretime dönük çalışma yapamaması, yenilgiyle sonuçlanan savaşlar, yolsuzluklar ve ticaret tekelinin yabancı uyruklularda bulunması nedenleriyle sanayi gelişememiştir.

1800-1890  yıllarında güç bakımından Avrupa devletlerini inceleyelim

Dünya toplam üretiminde büyük güçlerin payları
                                                          1800                        1830             1860           1880             1890
İngiltere--------------------------------   4.3                            9.5               19.9            22.9             18.5
Avusturma Macaristan imparator…  3.2                            3.2                 4.2              4.4              4.7
Fransa----------------------------------   4.2                            5.2                 7.9             7.8               6.8
Alman Dev.ve Birleşik Almanya---- 3.5                            3.5                 4.9              8.5             13.2
İtalyan Dev.Birleşik İtalya.----------- 2.5                            2.3                 2.5             2.5               2.5
Rusya------------------------------------5.6                             5.6                 7                7.6              8.8
ABD------------------------------------  0.8                            2.4                 7.2             4.7             23.6     

Değişime ayak uydurmayan devlet zayıflarken mali güçten kaynaklanan askeri ve politik başarılar koloni elde etme hırsını körükledi. Kolonilerle sanayileşmiş ülkeler lehine yapılan ticaret neticesinde doğu medeniyetleri ile batı medeniyetleri arasında fark çok fazla açıldı.

Türk Osmanlı Devleti 1800 ilk yılları Batılı devletlerin koruması altına girdiği resmi tarihtir. Bu ne demektir?  Türk Osmanlı Devleti kendi topraklarını artık tek başına koruyamayacağının en net ifadesidir.  Napolyon’un hükümranlık alanımız olan Mısır’a saldırması üzerine  Fransızlarla yapılan savaşta ordumuz sayıca Napolyon’un ordusundan iki kat daha büyük olmasına rağmen Mısırda yeniliyor. Çünkü askerlerde askeri disiplin yok ve silahlarda işlev bakımından eskiydi.Yani bozulma ve geri kalma her bakımdan ortada idi. Fransızları ancak Avrupa’nın diğer büyük gücü olan  İngiltere’nin yardımı ile çekilmek zorunda bırakabilmiştik.

Napolyon Birleşik Avrupa ordusuna yenildikten sonra Avusturya’nın isteği  üzerine 1815 tarihinde  Viyana Antlaşması yapılıyor. Viyana Kongresi, Napolyon’un darmadağın ettiği Avrupa haritasını yeniden ama kendine göre düzene koydu. Amaç Avrupa’da gerçek ve kalıcı bir denge (barış) sistemi kurmaktı. Yani Avrupa Devletleri kendi aralarındaki savaşları kısmen durdurmuştur. İttifaklar kurarak barışı sağlamaya çalışmışlardır.
Osmanlı Türk Devleti Mora isyanını bastırabilmek için Mısır valisinden yardım istemek zorunda kalıyor. Daha sonra Mısır valisi de isyan ediyor ve 3 kere Osmanlı ordusunu yeniyor. Son olarak ta  Mısırdan gelerek Kütahya’da Osmanlı ordusunu yeniyor.  Bir Valisini dahi yenemeyecek ancak Can düşmanı Rusya'nın yardımı ve İngiltere’nin yardımıyla Valiyi durdurabiliyor.

Viyana Antlaşması  güvensizlik ve belirsizlik içeren sistemden Osmanlı  Türk Devleti de etkilenmişti. Viyana sistemine dahil olmayan Osmanlı Devleti, doğal olarak bu gruplardan hiç birinde yer almıyordu. Büyük devletler aldıkları savaşsız Avrupa kararlarına karşı konu  Türk Osmanlı devleti olunca bu kararlarına  uymuyorlar. Büyük devletlerin  müdahil  olmasıyla Sırplara kısmi özerklik yunanlılara da  1829 Edirne Anlaşması ile bağımsızlık verilmişti. Mevcut Avrupa devletlerinin bakışları  sebebiylşe Osmanlı Türk Devleti bir arayışa girmişti.

Rusya’nın Osmanlı Devleti’ne yönelttiği parçalama politikası, Osmanlı Devleti’ni “Batı Hakları Sistemi”nin geçerli olduğu liberal blok ülkelerine ve de özellikle İngiltere’ye yaklaşmaya zorladı. 1838 Osmanlı-İngiliz Serbest Ticaret Anlaşması (Balta Limanı) ve 1839 Tanzimat’ın ilânı bu yaklaşımın zorunlu bir sonucuydu.
İngiltere  Türk Devletinin yıkılmamasını politika haline getirmiş ve ayakta kalmasına destek veriyordu. İngiltere Rusya’nın Osmanlı Türk Devletini  yıkmasına Boğazlara sahip olmasına karşı ve Hint yollarının zayıf bir Türk devletinde olmasını çok daha yararlı buluyordu. Bu sebeple  Kırım Savaşında Türk Devletine bütün Avrupa olarak yardım edilmesinin öncülüğünü yaparak Rusya’yı büyük bir yenilgiye uğratmışlardı.

Almanya ve İtalya’nın birliğini geç sağlaması bu iki devletin sömürge paylaşımında diğer Avrupa devletlerin geri kaldığı gibi sömürge yapabilecek  yerler hemen hemen de sahiplenilmişti. Bu sebeple bu iki devlet birlikte hareket etme kararı aldı.

19. yüzyılın hiç kuşkusuz en çarpıcı olayı Avrupa devletlerinin dünya çapındaki hâkimiyetinin pekişmesiydi. 1800’lü yılların ikinci yarısı, Sanayi Devrimi’nin etkisiyle çok önemli buluşların gerçekleşmesine sahne oldu. 1855 yılında Bessemer’in fırını ile temeli atılan çelik sanayi, 1860’da patlamalı motorların bulunuşuyla gelişmeye başlayan otomobil sanayi ve petrolün aydınlatma dışında bir enerji kaynağı olarak değer kazanması, 1880’lerde dizel ve ağır yağ tüketen içten yanmalı motorların ortaya çıkışı, 1877’de telefon, 1887’de radyonun bulunması insanlığın önüne yepyeni bir gelecek açıyordu. Bu buluşlar sadece sanayinin yapısını değiştirmekle kalmadı, silah teknolojilerine uygulanarak savaşların biçimini de değiştirdi.

Sanayileşmiş Avrupa devletleri ve ABD, söz konusu ihtiyaçlarını dünyanın dört bir köşesini bu yeni ekonomik düzene eklemleyerek çözme yoluna gittiler. Emperyalizmin girdiği bölgeler ya ham madde kaynaklarına sahipti ya da uygun pazar niteliği taşıyordu. Sömürgecilikten farklı olarak, emperyalist devletler işgal ettikleri bölgeleri çoğu zaman doğrudan anavatana bağlayarak refah seviyesinin artması ile uzayan ömürler nedeni ile  ilhak ettiler.

(devam edecek)

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2) - 19 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup((1) - 29 Nisan 2026
  • Eğitimde ve Toplumda Şiddet: Bir Tükenişin Anatomisi - 16 Nisan 2026
  • Türkeş Bey'e ABD Ajanı Diyen Marks'ın Çocuklarına ve İnanan Zavallılara - 05 Nisan 2026
  • "Tarih Baba" Ortaylı'yı Mahşeri Kalabalıkla Ahirete Yolcu Ettik - 17 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5) - 10 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (4) - 08 Şubat 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (3) - 21 Ocak 2026
  • Sarıkamışta, Soğuğa ve Moskof'a Karşı Destan Yazan Vatan Evlatları - 22 Aralık 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (2) - 11 Kasım 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (1) - 22 Ekim 2025
  • Soğuk Savaş Döneminde SSCB Talepleri ve Baskıları Türkiye'yi Batı ve ABD'ye Mecbur Bırakmıştı - 02 Ekim 2025
  • Bize Ne Oldu! - 10 Eylül 2025
  • Milli Mücadelenin Kazanıldığının Resmileşmeye Başladığı Büyük Zaferimiz - 31 Ağustos 2025
  • Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş! - 24 Ağustos 2025
  • 15 Temmuz Kalkışması Üzerine Düşünceler - 15 Temmuz 2025
  • Birliğimize Kast Edenlere Verilen Değeri, Anlamak Mümkün Değil - 16 Mayıs 2025
  • Tam Çökmenin Yaşandığı MEB'de Yeni Çökme "Proje Okulları" (2) - 27 Nisan 2025
  • Tam Çökmenin Yaşandığı MEB'de Yeni Çökme "Proje Okulları" (1) - 15 Nisan 2025
  • Volkan Konak'ın Ölümüyle Ölümü Yeniden Öldürenler - 04 Nisan 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 13
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo