• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
  3. 1. Dünya Savaşına ve Çanakkale Savaşlarına giden yollar nasıl oluştu(2)
Yayınlanma: 06 Mayıs 2021 - 23:10
Güncelleme: 06 Mayıs 2021 - 23:42

1. Dünya Savaşına ve Çanakkale Savaşlarına giden yollar nasıl oluştu(2)

06 Mayıs 2021 - 23:10
Güncelleme: 06 Mayıs 2021 - 23:42
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
1. Dünya Savaşına ve Çanakkale Savaşlarına giden yollar nasıl oluştu(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Doğrunun peşinde...


Değeerli okurlarımız bir önceki yazımızda Osmanlı Türk Devletimizin geri kalış sebepleri ve milletler mücadelesindeki son zamanlarda kaybetme nedenlerin bir kısmına değinmiştik. Kaldığımız yerden devam ediyoruz.

....1900’lerin başına gelindiğinde dünyanın neredeyse tamamı paylaşılmıştı. Toprakları yeryüzünün yüzde 12’sini kaplayan altı büyük devlet: İngiltere, Fransa, Rusya, Almanya, ABD ve Japonya, yeryüzü topraklarının yüzde 48’ini kaplayan sömürgelere sahipti. Buna Hollanda, Belçika gibi küçük devletlerin sömürgesi durumundaki dünya topraklarının yüzde 7’si ile yarı sömürge konumundaki devletlerin yüzde 11’i eklendiği zaman yerkürenin toplam yüzde 67’sinin yani üçte ikisinin doğrudan ya da dolaylı olarak emperyalist devletlerin denetimi altına girdiği görülür.

Berlin Kongresi sonrasında, Afrika, Avrupalı güçler tarafından hızla parçalanarak nüfuz bölgelerine ayrıldı.  Almanya, İtalya dahil Bütün  Avrupa Devletleri Afrika’yı paylaşmıştı.  Güçlü Devletler dünyanın her tarafını paylaşmış paylaşılmayan zayıf devletlerin de paylaşılmasına son hızla devam ediliyordu.

1875’te Hersek’te başlayıp kısa zamanda Balkanlar’a yayılan ayaklanma Osmanlı Devleti bakımından önemli sonuçlar doğurdu. Rusya’nın, Panslavizm siyaseti çerçevesinde bölgede ıslahat yapılması talebine Osmanlı Devleti de 1876’da meşrutiyet ilan ederek, Osmanlı tebaası arasında eşitliği sağlamaya yönelik önemli bir adım atarak baskıları durdurmak istedi. Avrupa devletlerinin bu adımı yetersiz görmesini açıklamasını  Rusya  fırsat olarak değerlendirdi Türk Osmanlı Devletine savaş ilan etti. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda ordumuz  en büyük direnmeyi   Plevne’de gösterebilmiş ama daha sonra Rus ordusu  Yeşilköye kadar gelmişti.  Boğazların Rusya’nın eline geçeceğinden endişe duyan İngiltere duruma müdahale ederek, güçlü bir donanma gönderdi. Kafkas cephesinde ise Aziziye Destanı  yazılmasına rağmen Kars, Ardahan, Batum ve Artvin Çevresi  Rusların eline geçti. 3 Mart 1878’de Ayastefanos’ta barış antlaşması imzalandı. Savaş sonunda imzalanan Ayastefanos Antlaşması’yla, Sırbistan, Karadağ ve Romanya topraklarını büyüterek bağımsız oluyor; özerk Bulgaristan Prensliği kuruluyor; Bosna-Hersek’in Avusturya-Macaristan ve Rusya denetimine girmesini kabul ediyordu.

Anlaşmayla Rusya’nın büyük kazanımlar elde etmesi diğer büyük devletleri rahatsız etti. İngiltere, Rusya’ya karşı yardım karşılığında Osmanlı toprağı olan Kıbrıs Adası’nı işgal etti. Bu destekle, Ayastefanos Antlaşması’nın yerine 1878’de Berlin Antlaşması yapıldı. Bu yeni antlaşmada Bulgaristan’ın sınırları daraltıldı, Bosna-Hersek Avusturya-Macaristan işgaline; Kars, Ardahan,Artvin ve Batum da Rusya’ya bırakıldı. Ayrıca, Osmanlı yönetiminin Ermeniler lehine ıslahat (reform) yapması esası getirildi. Bu tarihten itibaren içeride giderek kötüleşen duruma paralel olarak Osmanlı Türk Devleti  diplomasi alanında zorlu bir sürece girdi. 1877-78 Savaşı’nın en önemli sonuçlarından biri de Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü koruyamayacağını düşünen İngiltere’nin politika değiştirmesi oldu. Rusya’nın güneye inip İngiltere’nin sömürgeleri ile arasındaki yolu tehdit etmesini, Osmanlı İmparatorluğu aracılığıyla değil, kendisi tedbirler alarak önleme yoluna gitmeye karar verdi. Bu doğrultuda 1878’de Kıbrıs’a yerleşmiş olan İngiltere 1882’de Mısır’ı işgal edecekti.

İtalya, Almanya ve Avusturya-Macaristan arasında Mayıs 1882’de kurulan Üçlü İttifak emperyalist rekabetin karmaşıklaştığını göstermesi bakımından ilginçtir. İttifakın kuruluşunu İtalya talep etmişti. Savunma amaçlı olarak beş yıl için imzalanan anlaşmaya göre taraflardan biri, iki ya da daha çok büyük devletin saldırısına uğrarsa diğer iki devlet ona yardım edecekti. Avusturya Macaristan bu tarihten sonra Balkanlar’da Rusya’yla daha sık karşı karşıya gelecekti. İttifakı öneren İtalya ise özellikle Alman desteğine güvenerek emperyalist maceralara girişti.

Almanyada 1888’de tahta II. Wilhelm geçti. Bismarck’ın Fransa endişesine dayanan Avrupa merkezli politikası yerine II. Wilhelm, dünya politikası (weltpolitik) anlayışıyla Almanya’nın diplomatik hareket alanını genişletmek istedi. Bismarck’ın önem verdiği Rus dostluğuna ve Avrupa dengesi yerine sömürgelerle ilgileniyor ve Avusturya-Macaristan ile Osmanlı’ya yönelik politikaları öne çıkarıyordu. Almanya’nın Rusya ile 1887 Teminat Antlaşması’nı yenilemeyerek Rusya’yla olan ilişkilerini soğutmaya başlatmıştır.  Wilhelm, Rusya yerine İngiltere’yle yakınlaşma taraftarıydı. İşte bu gelişmeler, Rusya ile Fransa’nın yakınlaşması için zemin hazırladı. Önce iki ülke genelkurmayları arasında 1892’de askeri nitelikli bir antlaşma imzalandı.

Almanya,Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve İtalya’nın oluşturduğu İttifaka karşı 1894’te Fransa ve Rusya ile ittifak antlaşması imzalandı. Böylece  Avrupa iki kutuplu oldu.


Bu antlaşmadan sonra 1904’te İngiltere ve Fransa antlaşma yaparak  aralarındaki sömürge rekabet ve çatışmalarını çözüme bağlamışlardı. Bu antlaşma ile güçsüz devletlerin paylaşılmasına devem ediliyordu. Fransa İngiltere’nin Mısır’a, İngiltere de Fransa’nın Fas’a yerleşmesini kabul etti. Bu anlaşma iki ülke arasında düşmanlığı bitirip yakınlık yaratarak sonraki süreçte ittifak kurmalarının da zeminini hazırlamış oldu. 1907’de Rusya ve İngiltere arasında imzalanan anlaşmayla, “Üçlü Antlaşma”nın son aşaması da tamamlanıyordu. Rusya, Fransa ile kurduğu ittifaktan yeterince fayda sağlayamamıştı. Özellikle Balkanlar ve Uzak Doğu’daki çıkarlarını koruyabilmek için İngiltere’yle anlaşmak zorundaydı.

Almanya’nın Balkanlar’da Avusturya-Macaristan’a destek vermesinin yanı sıra Berlin-Bağdat demir yolu projesiyle Orta Doğu’daki Osmanlı topraklarına ilgi göstermesi de Rusya’yı endişelendiren gelişmelerdi. İngiltere ise Almanya’nın giderek artan askeri kapasitesi ve saldırganlaşan dış politikasından endişeleniyordu. Bu koşullar altında 1907’de imzalanan İngiliz-Rus anlaşmasıyla, her iki devlet Tibet, Afganistan’daki sorunların çözümünde de  anlaşıyordu

İtalya bu ittifaka güvenerek kendisi için düşündüğü Tunus’u Fransa’nın Mayıs 1881’de işgal etmişti. Aslında Fransa’nın bu girişimi hem Almanya hem de İngiltere tarafından uygun bulunmuş hatta yönlendirilmişti. Bismark, Fransa’nın yatışması ve Almanya’ya yönelik tepkisini hafifletmek için Fransa’yı Tunus konusunda cesaretlendirmişti. İngiltere ise 1878’de Kıbrıs’ı ele geçirdiğinden dolayı kendisine tepkili olan Fransa’nın Tunus’u işgal etmesine ses çıkarmamıştı.

Osmanlı  Türk Devletinin durumu her açıdan 19. yüzyılın ikinci yarısı, hiç de iç açıcı değildi. Zira uzun süredir gerek iç gerekse dış sorunlarla uğraştığı yetmiyormuş gibi bu durumdan istifade etmeye çalışan devletlere karşı direnmek zorundaydı. 1878’de Rusya, Batum, Kars,Artvin ve Ardahan’ı ele geçirirken aynı yıl Avusturya, Bosna-Hersek’i, 1881’de Fransa Tunus’u ve 1882’de İngiltere Mısır’ı işgal etmişti. Osmanlı Devleti Çar Nikola’nın 1853’de söylediği gibi artık Avrupa’nın “Boğaz’daki hasta adam” ı oldu. Osmanlı Devlet adamlarının bu süreçte izledikleri denge politikası sonucunda ülke I. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar ayakta kalabilecekti.  Şüphesiz, bunda Avrupa devletlerinin Osmanlı’yı paylaşma konusunda aralarındaki anlaşmazlıkta etkili oldu.

 Almanya’nın sömürgeci bir politika izlemesine rağmen İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Osmanlı İmparatorluğunu parçalamaya yönelik politikasına karşın Almanya, Osmanlı’dan hiç toprak talep etmedi. Ayrıca tahta geçen II. Abdülhamid’in 1880’li yılların sonlarında siyasi olarak takip etmeye başladığı İslamcılık siyasetinin desteklenmesi iki ülkeyi birbirine yakınlaştırdı.Üç defa Osmanlı İmparatorluğunu ziyaret etti. Alman İmparatoru’nun uygulamaya koyduğu Almanya’nın dünyaya açılması ve sömürgeci bir politika izlemeye başlaması anlamına gelen “Weltpolitik” de etkilidir. Çerçevede olayları değerlendirilirse  Türk-Alman ilişkilerinde II. Wilhelm’in İmparatorluğun başına geçmesi ilişkilerde yeni bir dönemi başlattı. II. Abdülhamid ile II. Wilhelm arasında uzun süre devam edecek olan dostluk ilişkisi 4 Ağustos 1888’de tahta geçen II. Wilhelm’i tebrik için mektup ve çeşitli hediyeler göndermesiyle başladı. Buna karşın İmparator ise II. Abdülhamid’e teşekkür ederek her iki devlet arasında eskiden beri devam eden dostluğun sürmesi dileğinde bulundu. Her geçen gün artarak devam eden diyalog ve mektuplaşmaların somut sonucu olarak 1889 senesinde II. Wilhelm İstanbul’u ziyaret etti.11 Öyle ki iki hükümdar arasındaki dostluk ilişkisi II. Abdülhamid’in tahtan indirildikten sonra da devam etmiştir. Hatta 1917 senesindeki İstanbul’u ziyaretinde Beylerbeyi Sarayı’nda bulunan II. Abdulhamit tarafından samimi bir şekilde karşılandı. Padişahın Kraliçe Victoria’ya elini uzatarak saltanat kayığından inmesine yardım etmesi geziyi yakından takip eden Avrupa kamuoyu tarafından kibar ve centilmence bir hareket olarak yorumlanmıştı.

2. Abdülhamit döneminde  Osmanlı Türk Devletinin başta askeri kurumları olmak üzere devletin bir çok kurumları Almanya stiline göre ıslah ediliyordu. Almanya’dan son model tüfekler ve silah malzemesi almadan satın alınmıştı. İstanbul Bağdat ve Hicaz Demir Yolu imtiyaz hakkı verilmişti.

Şimdi burada siyasal İslamcıların Alman hayranı diye suçladıkları Enver Paşa mı daha alman hayranı yoksa 2.Abdulhamit mi diye sormak lazım.

1878 yılına kadar Osmanlının Türk devletinin yaşatılmasını kendi çıkarlarına uygun gören İngiltere Osmanlının artık yıkılmasının önlenemeyeceğini bu sebeple toprakların mutlaka paylaşılacağını anlıyor ve Osmanlıyı korumaktan vazgeçiyor. 1878 yılından sonra Osmanlı Türk Devletinin  çok zayıflaması ve İngiltere’nin artık Osmanlı Türk Devletinin ayakta kalmasını sağlamanın kendisine faydalı olamayacağını kendi çıkarlarını Osmanlı Türk Devletinin topraklarını bizzat ele geçirerek kendi gücüyle korumayı daha uygun bulmuştur. Bu sebeple bir çok toprak parçasının süratle elimizden çıkmasının önüne geçilememiştir. 2. Abdülhamit döneminde bazı önemli olaylar elimizden çıkan topraklar.

Van'ın doğusundaki Kotur yöresi İran'a  verildi. Kars, Batum, Artvin ve Ardahan sancakları Rusya'ya bırakıldı. Dobruca Sancağı Romanya'ya bırakıldı. Niş Sancağı Sırbistan'a bırakıldı.Bosna Hersek ve Yenipazar'ın Avusturya tarafından işgali (1878 Kıbrıs'ın Birleşik Krallık tarafından işgali (1878)Tunus'un Fransa tarafından işgali (1881) Yunanistan'ın Teselya'yı ilhakı (1881)Mısır'ın Birleşik Krallık tarafından işgali (1882)Somali'nin Birleşik Krallık tarafından işgali (1884)Habeş Eyaletinin İtalya tarafından işgali (1885)Şarki Rumeli'nin Bulgaristan tarafından ilhakı (1885) Bunların dışında birkaç kaza Karadağ'a bırakıldı.Makedonya'da tedhiş hareketleri,Ermeni isyanları (1891-1895),Yunanistan ile savaş (1897),Girit'e özerklik verilmesi (1898),Kuveyt'in özerklik kazanması (1899)Yemen isyanı (1905),İkinci meşrutiyet (1908), Bulgaristan'ın bağımsızlığını ilan etmesi (1908),Avusturya'nın Bosna-Hersek'i ilhak etmesi (1908),
Girit'in Yunanistan'a katılma kararı (1908)


Şimdi bu topraklar elimizden çıktı diye ve ya bu isyanlar çıktı diye Osman Türk devletinin Padişahı 2.Abdulhamit’in uçlanması doğru mu? Elbette hayır. Devlet rakip ve düşman devletler karşısında her bakım zayıf ve güçsüzdü. Bu farkı kapatmak ise hem ekonomik hem sosyal yapı hem de hem de yıllardan beri süre gelen ilim ve teknikten beri hantal yapı sebebiyle mümkün değildi. Bunun da ötesinde Almanya dahil Avrupa Devletlerinin bütünün gözleri bizim topraklarımızda idi. Bu sebeple azcıkta bile olsa toparlanmamıza izin vermiyorlardı.
(Devam edecek)

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2) - 19 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup((1) - 29 Nisan 2026
  • Eğitimde ve Toplumda Şiddet: Bir Tükenişin Anatomisi - 16 Nisan 2026
  • Türkeş Bey'e ABD Ajanı Diyen Marks'ın Çocuklarına ve İnanan Zavallılara - 05 Nisan 2026
  • "Tarih Baba" Ortaylı'yı Mahşeri Kalabalıkla Ahirete Yolcu Ettik - 17 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5) - 10 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (4) - 08 Şubat 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (3) - 21 Ocak 2026
  • Sarıkamışta, Soğuğa ve Moskof'a Karşı Destan Yazan Vatan Evlatları - 22 Aralık 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (2) - 11 Kasım 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (1) - 22 Ekim 2025
  • Soğuk Savaş Döneminde SSCB Talepleri ve Baskıları Türkiye'yi Batı ve ABD'ye Mecbur Bırakmıştı - 02 Ekim 2025
  • Bize Ne Oldu! - 10 Eylül 2025
  • Milli Mücadelenin Kazanıldığının Resmileşmeye Başladığı Büyük Zaferimiz - 31 Ağustos 2025
  • Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş! - 24 Ağustos 2025
  • 15 Temmuz Kalkışması Üzerine Düşünceler - 15 Temmuz 2025
  • Birliğimize Kast Edenlere Verilen Değeri, Anlamak Mümkün Değil - 16 Mayıs 2025
  • Tam Çökmenin Yaşandığı MEB'de Yeni Çökme "Proje Okulları" (2) - 27 Nisan 2025
  • Tam Çökmenin Yaşandığı MEB'de Yeni Çökme "Proje Okulları" (1) - 15 Nisan 2025
  • Volkan Konak'ın Ölümüyle Ölümü Yeniden Öldürenler - 04 Nisan 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 13
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo