• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Şardağı'ndaki Dede
Yayınlanma: 24 Aralık 2023 - 08:57

Şardağı'ndaki Dede

24 Aralık 2023 - 08:57
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Şardağı, Elbistan’ın eteğine kurulduğu dağın adıdır. Şar, şehir; Şardağı, şehir dağı demektir. Önce şu bilgiyi paylaşmak isterim: 21 Aralık 2006 tarihinde yapılan “Kosova’da Türkçe Eğitim” konulu toplantı için Kosova ve K.Makedonya’ya gitmiştik. Burada da “Şar Dağları”nın olduğunu ve her iki devletin sınırları boyunca uzanan dağ silsilesine denildiğini öğrenmiştim.

Tarihçesine girmeyeceğim ama Elbistan, Anadolu’nun en eski şehirlerinden biridir. Birçok devlet ve uygarlık burada hüküm sürmüştür. Doğudan batıya, güneyden kuzeye geçiş noktasında olduğundan çok defalar savaşa, istilaya, yağmaya ve tahribe uğramıştır.

Şardağı, Torosların uzantısıdır: Yüksekliği denizden 2.200, şehirden 1.150 metre civarındadır. Arkadaki ve devamındaki dağlar daha yüksek olup Nurhak Dağı’na kadar devam etmektedir. Fotoğrafta görüldüğü gibi burada dönüş/çıkıntı yaparak köşe oluşturur. Dağın bu tarafı (doğusu) Elbistan, arkası (batısı) şimdiki Karaelbistan Mahallesidir.

Dağ, şehre çok yakın olduğundan arkadaşlarla dağın yamaçlarına çıkar, kayalar üstüne oturur, konuşur, şakalaşır, dağdan inerdik. Çocukluğumuzda dağın altındaki evler yoktu; buralar daha çok bağlıktı. Fotoğrafta görülmese de dağın eteği -sol taraf- “Gariplik Mezarlığı”dır.

Şardağı’nın tepesinde “Dede” dediğimiz bir tümsek vardı. Çoğunlukla her Mayıs ayı geldiğinde kendi arkadaş grubumuzla buraya çıkardık; dönerken kar getirip pekmezle karıştırıp “karsambaç” yapar yerdik.

Halk arasında “Dede” hakkında bir rivayet anlatılır: Çok sevilen, sayılan yaşlı bir kişi; “Ben şu tepeye çıkıyorum. Vadem geldi, orada öleceğim. Beni oraya gömün.” demiş ve Şardağı’na doğru uzaklaşmış. Halk önce bir anlam verememiş, sonra birkaç kişiyi dedenin peşinden göndermişler. Dağın tepesine çıkıp bakmışlar ki dede yerde yatıyor. Yanına varmışlar, dede gerçekten ölmüş. Hemen dağdan inerek halka haber vermişler. Halk, Şardağı’nın zirvesinden Ceyhan nehrine kadar aralıklarla sıralanıp zincir oluşturmuşlar. Nehirden kovalara su doldurarak elden ele dağın tepesine su taşımışlar. Dedeyi orada yıkayarak gömmüşler. Bu efsane halk arasında yayılmış ve orayı kutsal saymışlar. Çok eski yıllardan beri halk çıkar ziyaret edermiş.

“Dede”, Şardağı’nın tepesine göre 3-4 metre yüksekliğinde bir taş yığınıydı. Bu taş yığının üstüne çıktığınızda ortasının biraz çukur olduğunu görürdünüz. Yığında, küçüklü- büyüklü çeşit çeşit taşlar vardı. Sebebini bilmiyorduk ama -bize anlatıldığı gibi- çevreden topladığımız 10-15 adet taşı, tepenin üstüne atardık. Bugünkü yüksekliğinin, atılan taşlarla olduğunu düşünüyorum. Genelde “Fatiha” okur, dağdan inerdik.

Milliyet Gazetesi (15/04/2016)’nde; “Dede’nin 2.700 yıllık tarihi gün yüzüne çıkıyor” başlıklı bir haber çıkmıştı. Haberde; “…Dede’nin hangi yıllarda ve ne amaçla Şardağı’nın tepesinde inşa edildiğinin tespit edilmesini öngören projenin ilk çalışması Gaziantep Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü uzmanı arkeolog Ahmet Beyazlar ve ekibi tarafından yapıldı.

Beyazlar, “…Yaptığımız tespite göre burası bir Tümülüs mezar. Tümülüs mezar, klasik dönem dediğimiz M.Ö. 6.yüzyıldan başlayarak Roma dönemine kadar geçen süreçte Anadolu’da ve Orta Asya’da yaşam bulmuş bir anıt mezar türü. Bunun altında ana kayaya oyulmuş mezar odası bulunur. Onun içinde de dönemin beyinin, kralının mezarı olur. Üzerinin açılmasını engellemek için çakıl yığınları ile kapatılır. Taş yığınları hem mezarı korur hem de abidevi şekilde görülmesini ve ileri dönemlere aktarılması sağlanır.

Dede; ata, date gibi bir isim. Anadolu’da Roma egemenliği oluşmadan önce 48 yıl sürmüş bir savaş var. Dede Tümülüs’ü de Anadolu’da Romalılara karşı mücadele eden dönemin Pontus Kralı Mitridate- Bedriata’nın ismi ile ilgili çağrışım yapıyor. Nitekim İskit Devleti’nin yıkılması sonucunda oradaki askerlerin Anadolu’da paralı asker olarak Büyük İskender’e gelmeleri, Büyük İskender’den sonra da yerel beylikler olarak alan hakimiyetinde kalmaları bu süreçte bunların kültürlerini buraya taşımalarına ve burada yaşadıkları dönem içerisinde kendi kültür ve inançları çerçevesinde bu mezarları yaptıkları yönünde bir düşünce oluştu. Nemrut Dağı’nda Arkeokos’un mezarı var. O da böyle çakıl mezardır.

…burasının jeofizik çalışmaları yapılarak çakıl yığınının altındaki oda mezarın olup olmadığı tespit edilmeli... Tespit edilmesi halinde olduğu yerin görsel olarak turizme açılacak mekân olarak tanzim edilmesi gerekiyor. Dede Tümülüs’ünün olduğu yer, Elbistan’ı en güzel noktadan görülebildiği bir alan. Tepeye hâkim bir nokta. Biz, alanın koordinatlarını belirledik…” şeklinde özetlemiş.

Bu açıklamalardan hareketle, aşağıda yazacaklarımın anlaşılabilmesi için birkaç hususu belirterek değerlendirmeyi size bırakacağım:

1-Türkler’in -1071 Malazgirt Savaşı’yla değil- Milat’tan çok önceleri Anadolu’ya geldikleri ve birçok devlet/ uygarlık kurdukları belgelerle ortaya konulmuştur.

2-Türklerin geçmiş kültürlerini, geleneklerini, göreneklerini bilmezsek, her yaptığımız ve yaşadığımız işleri başkalarına mal ederiz. Zaten Batılıların da istedikleri bu!..

3-Eski inancımız, yerleşik ve konar-göçer yaşayışımız, önemli konularda sessiz/sakin bir ortamda düşünerek karar almak (mağara gibi yerlerde inzivaya çekilmek, tefekkür etmek), kayalara/ taşlara (saymalı taş) resimler ve t(d)amgalar ve harf benzeri işaretler çizmek, yazılar yazmak,

-Yüksek yerlere (dağlara, yaylalara) çıkmak, Tanrı’ya yaklaşmak, yakarmak, dua etmek, adaklar adamak ve adakları buralarda kesmek,

-Ölen kağan, hükümdar, bey veya önemli kişileri; yüksekçe yerlere (dağlara ve yaylalara) gömerek kurganlar (mezarlar) oluşturmak ve ziyaret yeri (kutsal, mukaddes, mübarek mekânlar, manevi alanlar) haline getirmek,

-Veya taşlarla çevirerek kutsal alanlar oluşturmak, üstüne taşlar atarak kurganı büyütmek ve korunaklı hale getirmek, belli tarihlerde buraları ziyaret edip kurban kesmek, Tanrı’ya yakarmak, ağaçlara bez bağlamak, dilekte bulunmak gibi geleneklerimizin olduğu bilinmektedir. Bugün de birçok yöremizde aynen yaşatılmaktadır.

Prof.Dr.Ahmet Taşağıl, bir televizyon programında benzer açıklamalarda bulunmuştu.

Tekrar “Dede” bahsine dönersek; yörede söylenen ve “Dede’ye çıkışın güzergahını anlatan” şu ilahiyi dikkatinize sunmak isterim. Rahmetli anam (okuma-yazması yoktu); ağabeyime 12/02/1983 tarihinde ezberinden “Dede Gazeli” diye yazdırmış ama aslında “Dede İlahisi” demek daha uygun olur (Elbistan’da ağıtlara da destan derlerdi). Şiiri, Halıtlar’dan öğretmen Mehmet Yener’in annesi Fadime Teyze’nin mevlitlerde okuduğunu belirtmiş:

DEDE İLAHİSİ

Azığım aldım elime,

Eteğim çaldım belime,

Düştüm Dede’nin yoluna,

Düştüm Allah Allah deyi.

     Bir incecik köprü geçtim,

     Mecnun oldum serden geçtim,

     Şükür olsun yola düştüm,

     Düştüm Allah Allah deyi.

Dolandım kabire vardım (Gariplik Mezarlığı),

Ellerim dizime koydum,

Ayetül kürsü okudum,

Kalktım Allah Allah deyi.

     Ne güzel bina yapılı,

     Geldim çekili çekili,

     Sana diyom, ik’apılı (İki kapılı mağarası),

     Geldim Allah Allah deyi.

Namazla Kayası’n geldim,

İki rekât namaz kıldım,

Şükr olsun murada erdim,

Erdim Allah Allah deyi.

     Çıktım Dede’ye de durdum,

     Dört bir tarafıma baktım,

     Başucunda mumlar yaktım,

     Yaktım Allah Allah deyi.

Damlalı da n’adar datlı (Damlalı Mağarası),

Sürülüp de giden atlı,

Kayapınar n’adar otlu,

Geldim Allah Allah deyi.

     Cürunlu’nun çayırına,

     Bir nur doğmuş bayırına,

     Daşoluk’un çadırına,

     Gitsem Allah Allah deyi.

Kurban olam eşiğine,

Eşikteki ışığına,

Halil Baba döşeğine,

Geldim Allah Allah deyi.

     (İki Kıt'anın nakaratı farklı, sanıyorum başka bir ilahi)

     Dedenin yolunun taşı,

     Akıyor gözümün yaşı,

     Evliyaların kardeşi,

     Aman Dede himmet eyle.

Aman Dede sen ulusun,

Hem ulusun hem velisin,

Allah’ın makbul kulusun,

Aman Dede himmet eyle.

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo