• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
23:22
Ata Toprakları Olan Türkistan'a Seyahat Notları
13:45
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
10:54
İLKSAN Temsilciler Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. İslâmî Ahlâk ve Ahî Evran
Yayınlanma: 13 Ekim 2024 - 08:44

İslâmî Ahlâk ve Ahî Evran

13 Ekim 2024 - 08:44
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

İki haftadır Dr.Yusuf Ekinci’nin “Ahîlik” adlı kitabından yararlanarak, günümüzde İslâmiyet’i yaşadığını ve savunduğunu iddia edenlerin(!) uygulamalarıyla karşılaştırmanız için Ahîlikteki ahlâkı yazmaya çalıştım. Biraz daha bahsedeceğim ama önce Ahîliğin kurucusu ve debbağ (deri işleyen kişi) esnafının pîri sayılan Ahî Evran’dan kısaca bahsetmek istiyorum.

Ahî Evran, bugünkü İran’da, Türkiye sınırına yakın Hoy şehrinde 1171 yılında doğmuştur. Çocukluğu Azerbaycan, Horasan ve Maveraünnehir’de geçmiş ve çeşitli hocalardan dersler almıştır. 1203 yılında Bağdat’a, 1204 yılında da Anadolu’ya geçmiş; birçok şehir ve kasabayı gezdikten sonra Kırşehir’e yerleşmiştir. Ahîlik teşkilâtının kurulmasında ve yayılmasında önemli rol oynamıştır. Moğol istilasının olduğu çalkantılı dönemde Türklerin birliği için çalışmıştır. 12 Nisan 1261’de ölmüş olup Kırşehir’de kendi adıyla anılan türbesinde yatmaktadır.

Ahî Evran, Hacı Bektaş-ı Veli ve Mevlâna Celaleddin-i Rumî çağdaştırlar. Bazı kayıtlarda Mevlâna’nın ihbarı ile Ahî Evran’ın (Mevlâna’nın oğlu dahil) öldürüldüğü belirtilmektedir. Bu konulara girmeyeceğim: Merak edenler yazılı kaynaklara bakabilirler.

Dr.Yusuf Ekinci’nin kitabına tekrar döneceğim: “Asya’dan gelme sanatkâr ve tüccar Türklerin, yerli tüccar ve sanatkârlar karşısında tutunabilmeleri, onlarla yarışabilmeleri, ancak aralarında bir teşkilat kurarak dayanışma sağlamaları, bu yolla iyi, sağlam ve standart mal yapıp satmaları ile mümkün olabilirdi. Ahî birlikleri, bu şartların tabii bir sonucu olarak ortaya çıkmış (s.9), devlet otoritesinin dışında kurulup gelişmiştir. (s.11)

İlk zamanlarda Türk Sultanları, gerek siyasi hâkimiyetin sembolü olmak ve gerekse şehirlerde oturan Müslüman Türkleri İslâmî esaslara göre idare etmek amacıyla ele geçirilen her şehre, İranlı bir kadı tayin edip yolluyorlardı. Hızla kurulan medreselerde, İran ve Arabistan’dan getirilen İslâm uleması ders veriyorlardı. Devlet tarafından desteklenen bu ulema eski göçebe Türk geleneklerine karşı hoşgörüsüzdüler. Halbuki, Türkler ‘İslâmlığı dar ve şeriat kaideleri içinde değil, geniş ve yumuşak bir ruh ve mana ile anlayarak’ kendilerine izah eden, mutasavvıf Türk dervişlerinin telkinleriyle kabul etmişlerdi. (s.15)

Bunlar devlete karşı tavır almıyorlar, aksine içtimai huzurun sağlanması için ona yardımcı oluyorlardı… İslâm’a aykırı olmayan geleneklerine sıkı sıkıya bağlıydılar. İşte bu grup, geliştirdiği Ahîlik felsefesi istikametinde taraftarlarını teşkilatlandırmak amacıyla, Ahî Birliklerini kurmuş ve geliştirmiştir. (s.16)

Ahî Evran esnafın denetlenmesine büyük önem verirdi. Her fırsatta esnafları gezer, yapılan işlerin temizliğini, sağlamlığını kontrol ederdi. Ayakkabıcıları gezerken beğenmediği ayakkabıyı dükkânın damına atardı ve herkes ‘bugün falan ustanın pabucu dama atıldı’ derdi. Bu sözler o ustanın kalitesiz mal ürettiği manasına gelirdi. (s.24)

Nasıl ki Hacıbektaş, köylerde Türkmenlerin başına geçerek çiftçilik yapmışsa; Ahî Evran da şehirlerde 32 esnafı bir başa bağlayarak tarikat çerçevesi içinde insan oğullarına hayatlarını kazanmayı öğretmiş, Horasan erlerinden adıyla sanıyla Türkoğlu Türk bir Veli’dir. (s.25)

(Anadolu Selçuklu Devleti sonrası) Diğer beylikler siyasi hâkimiyetlerini kurabilmek için birbirleriyle savaşıp kardeş kanı dökerken, Osmanlılar Bizans’ı hedef olarak seçmişler ve onlarla savaşıyorlardı. Kardeş kavgasından çok çekmiş Müslüman Türklerin hislerine tercüman olan bu davranış, Ahîlerin Osmanlıları desteklemelerine sebep olmuştur. (s.57-58)

…ilk askeri birlik olan yaya askerlerin kıyafetleri bile Ahîlerin giyeceklerine benzetilmişti. I. Murad devrinde kurulan Yeniçeri teşkilatının kıyafetinde de Ahî başlığı kabul edilmişti. (s.58)

Özellikle XIV.yüzyıla kadar Osmanlı ordusunun ikmal sisteminde Ahî birliklerinin önemli rolü vardır. Ordunun geçeceği şehir ve kasabalardaki Ahî birliklerine önceden haber gönderilirdi.  Ahî birlikleri de kendi bölgelerinden geçerken orduya lâzım olacak malzemeleri hazırlar, fırıncı, ayakkabı tamircisi, nalbant gibi sanatkârları hizmet vermek üzere görevlendirirlerdi. (s.60)

Ahî Birliklerinin Çözülmesi

…ticaret yollarındaki ve iktisadi anlayıştaki değişiklikler ile devletin iktisadi hayatındaki gerilemeler bu birliklerin çözülmelerinde önemli rol oynamıştır. (s.112)

…Uygulanan sıkı narh sistemi ve kalite kontrolü sebebiyle esnaf artık mal üretemez hale gelmeye başlıyordu. (s.113)

Ahî birliklerine hükümet tarafından vurulan ikinci darbe, Osmanlı ekonomisinin zayıflamasının bir sonucu olarak Yeniçeri ve Sipahi gibi askeri zümreler sanat hayatına el atmışlar, bunlara 1587 yılında çıkartılan bir fermanla esnaflık hakkı tanınmıştır. Esnaf arasına katılan bu gruplar Ahî birliklerinin çözülmesine doğrudan ve dolaylı tesirleri olmuştur… Bunlar elbirliği ile Ahî birliklerinin imtiyaz ve selâhiyetlerini çiğneyerek, en kârlı iş alanlarına yönelmişler ve …hâkim olmaya başlamışlardır. (s.117, 120)

…Birçok kârlı iş alanlarını kaybeden, hammadde darlığı çeken, işe yarar çırak ve kalfalarını yeniçeri esnafına kaptıran bu zümreler, yavaş yavaş geçimlerini bile temin edemez duruma gelince, geleneksel üretim organizasyonunun dışına çıkmaya başlamışlardır. (s.120)

…Ahî birlikleri köyden şehire yapılan göçlere karşı çıkmıştır. Hükümetin de bunlardan ‘çift bozan akçesi’ olarak bir çeşit ceza almasına rağmen bu göçlere engel olunamamıştır. (s.119)

Loncalaşan Ahî birlikleri, daha sonra ‘gedikler’ haline dönüşmüştür. Resmi terim olarak ‘gedik’ kelimesine ülkemizde 1727 yılından itibaren rastlanmaktadır. ‘Gedik’ kelimesi Türkçedir. Tekel ve imtiyaz anlamına gelir ki, sahiplerince yapılacak işi başkalarının işleyememesi ve satacağı şeyi başkalarının satmaması şartıyla, hükümet tarafından verilen senedin içindeki hükümlerin kullanılması ve yürütülmesidir.

Bu tarzda esnaf ve sanatkârlık 17 Haziran 1861 tarihine kadar devam etmiş, bu tarihte çıkartılan bir tüzükle sanat ve ticarette tekel usulü kaldırılmıştır. Loncalar 1912 yılında çıkartılan bir kanunla tamamen ilga edilmiştir. Her şeye rağmen meşrutiyete kadar İstanbul'da özellikle ‘peştemalcılar’ esnafı arasında yaşatılmaya çalışılan Ahî geleneği, bu tarihten sonra bütünüyle kaybolmaktadır.” (s.121)

Elbette sosyal, kültürel ve ekonomik şartlarda meydana gelen değişmeler, toplumun ihtiyacı olan teşkilatın yapılarını da değiştirir. XIII.yüzyıldan çok farklı özelliklere sahip XX.yüzyıl Türkiye’sinde Ahî birliklerini kendi orijinal yapıları içinde canlandırmaya çalışmanın hiçbir ilmi yanı yoktur. (s.139)

Bugünkü medeniyet ölçüleri Ahîliğin medeniyet ölçülerinden çok farklıdır. (s.133)

Mesela, para kazanmayı gaye haline getirmek Ahîlik düşüncesine terstir. Çünkü, vasıta olan para, gaye haline gelirse; gaye olan ahlâkî değerler de vasıta haline gelir ki, bu son derece ahlâksız bir dünya görüşünün temeli olur… (s.63-64)

Sonuç olarak, haram-helal demeden para ve mal biriktiren, rüşvet alan, yolsuzluk yapan, ticarî ahlâkını sıfırlayan kişilerin ahlâkını, Ahîlik ahlâkıyla ilişkilendirmek mümkün değildir.

Bugün, Hacı Bektaş-ı Veli’nin “eline, diline, beline sahip ol” sözünü anlayan, özümseyen veya içselleştiren kaç insanımız var acaba?..

“İl gider, töre kalır.” (s.41) sözüyle konuyu tamamlayalım.

(Y.Y: Eskiden “İl”; yurt, ülke, vatan, devlet, memleket anlamlarında kullanılırdı.)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • Al Karısı, Doğum ve İyeler - 21 Aralık 2025
  • Al Mitolojisi: Al Karısı - 14 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Mesleğiniz nedir? "Cumhuriyet öğretmeniyim."
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındıkta Kuruma Alarmı: Felakete Mi Gidiyoruz?
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu?
Elveda Gençlik
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Elveda Gençlik
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı?
Misafir Yazılar
Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı?
Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
Orhan KILIÇOĞLU
Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Türk Olmanın Gururu
Ali Kemal Gül
Türk Olmanın Gururu
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
Şerife Güven
Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
Milli Şehidim
Köksal Cengiz
Milli Şehidim
24 Nisan'ın Gerçek Yüzü: İhanetten Tehcir'e Uzanan Süreç
Şevket Sezer
24 Nisan'ın Gerçek Yüzü: İhanetten Tehcir'e Uzanan Süreç
Çok Okunan Haberler
'Türkçe öldü' diyen Nazif Yılmaz gece yarısı görevden alındı
'Türkçe öldü' diyen Nazif Yılmaz gece yarısı görevden alındı
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Okullarda 'x-ray, turnike ve panik butonu' dönemi başladı
Okullarda 'x-ray, turnike ve panik butonu' dönemi başladı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim