• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:09
25 yıllık öğretmene okul koridorunda saldırı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Türklük Bilimi/Türkoloji
Yayınlanma: 01 Haziran 2025 - 10:11

Türklük Bilimi/Türkoloji

01 Haziran 2025 - 10:11
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Amerikalı Tarih Profesörü Justin McCarthy’nin, Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkan “Ölüm ve Sürgün” ile “Türkler ve Ermeniler” isimli kitaplarını okudum. İkinci kitabın giriş bölümünde, Batının, Türklere bakış açılarını anlatan ifadeler bulunmaktadır.

McCarthy şöyle diyor: “Türkler hakkındaki yarı medenileşmiş ve barbar kimseler şeklindeki genel kanı İngiltere’de yayımlanan ve Amerika’da yeniden basılmış olan Blackwood’s Magazine adlı bir derginin 1827 tarihli bir makalesinde şöyle özetlenmişti: ‘Türk bir barbardır. Bütün kötülükleri tamamen ve tedavi edilemez şekilde barbarcadır. Gaddarlığı huy edinmiş, yağmalama tutkunu ve kana susamıştır -zevkleri barbarcadır, aşırı ihtişam düşkünü, fena halde şımarık, zihin ve bedeni vahşice, üşengeçtir- medeniyetin getirdiği nimetlerin hiçbirinden hoşlanmaz -hiçbir milli edebiyatı yoktur, hiçbir dil geliştirmez- hiç resim, heykel veya müzik üretmez.’

…Türkler hakkındaki bu ırkçı imaj, akademisyen yazarlar arasında bile kabullenilmiş olan görüştü. Örneğin antropolog ve coğrafyacı August Keane, 1900 yılındaki bir yazısında, Türkleri ‘donuk, çekingen, oldukça somurtkan ve duyarsız, neredeyse hepsi cesur, savaş sever, hatta acımasız ve büyük mezalim işlemeye muktedir’ diye anlatmıştı. Keane, Türklerin medeni bir kültürünün hiç olmadığına inanıyordu. Onlar ‘sanat ve edebiyatları pek az, fen bilimi hiç olmayan yerleşik çiftçilerdi…’

Amerika ve Avrupa’da, Türkler veya tarihleri hakkında çok az şey bilinmekteydi. Tarih metinleri bazı doğru bilgilerin yanı sıra, ‘doğu ülkeleri’ fantezilerini, dinî tarafgirliği ve pek çok önyargıyı içeriyordu. Okuyucular gerçeğin ne olduğunu fark etmek imkânına sahip değillerdi. Bu durum, Türkleri karalama sebepleri olanlar için üretkendi.

Türkler hakkında, Avrupa ve Amerikalılara söylenenlerin çoğu kasıtlı propagandaydı. …hükümetler ve dinî gruplar kendi emellerine ulaşmak için, Türkleri hararetle karaladılar. Türklerin olumsuzca tasvir edilmesi hem politikacıların hem de misyonerlerin amaçlarına uyuyordu. Türkler, emperyalist genişlemenin önünde engeldiler… Misyonerler haklı olarak, İslâmî inancın insanlara Hristiyanlığı kabul ettirmenin önünde bir engel teşkil ettiğini görmüşlerdi…

…misyonerler bu hikâyeleri gazetecilere anlattılar. Gazeteciler de kendi önyargıları teyit edilmiş olarak… yayınladılar. Halk ise okuduğuna inandı.

Bilgisizlik, önyargı ve propaganda birbirini pekiştirdi… Bunun sonucunda Türklerin korkunç olduğu efsanesi türedi. Çok az karşı çıkılan bu efsane, günümüze kadar sürmüştür. (s.1-3)”

Kısaca şunu belirterek asıl konumuza geçeceğim: Atatürk; ısrarla Türklük, Türk Kültürü, Türk Dili, Türk Tarihi gibi konular üzerinde durmuş ve bunun için çeşitli kurumlar oluşturmuştur. Maalesef! Kendisinin ölümünden sonra bu politikalardan vazgeçildiğini okudukça anladım. Özellikle 1947’den itibaren başlayan kültürsüzleştirme ve kimliksizleştirme faaliyetleri, bugün de devam ettirilmektedir. Faklı fikir ve ideolojilere kapılan yöneticilerimiz, kendileri Türk’e yabancılaştıkları gibi Türk Milleti’ni de ayrıştırmaya ve millî değerlerinden uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Yani Batının isteği olmuş, “Kültür Emperyalizmi”nin etkisinde kalmışız…

Bizlerin kadim tarihi, engin “Türk Kültürü ve Medeniyeti” üzerine kuruludur ve diğer milletlerden hiç de aşağı değilizdir. Hiçbir konuda da eksiğimiz yoktur. Yeter ki çalışalım; akıl, zekâ ve bilimle işlerimiz yürütelim. Unutmayalım! Biz Türkler tarih sahnesine çıkıp devletler kurarken, Batıdaki birçok devlet ve milletin adları, sanları bile yoktu. Ve bu milletlerin birçoğunun temelinde -runik yazılarından kahramanlarına kadar- bizden alıntılar vardır.

Tabii ki, teknolojinin ve haberleşmenin bu kadar hızlı ve kolay olduğu bir çağda, kültürel paylaşımların önünü almak zordur. Ancak, bir an önce kendimize dönmeli; anaokulundan başlayarak eğitimin her kademesinde kendi dil, kültür ve medeniyetimizi çocuklarımıza öğretmeliyiz.

Esas konumuza gelince; Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’ndeki bir program sonrası kitap satış yerinde gördüğüm Dr.Yaşar Kalafat’ın, Mitostrateji-1 (Türkoloji Üzerine Düşünceler), Mitostrateji-2 (Atayurt'tan Anayurt'a Türk Halk İnançları), Mitostrateji-3 (Türk Halk İnançlarında Kara İyeler -Cin, Albıs, Al Ruhu, Al Karısı) isimli eserlerini (ASAM Yayınları, İstanbul-2020) alarak çabucak okudum.

Bu aralar kendimi Türk Halk Kültürüne ve Mitolojiye verdiğimi fark ediyor ve bu konudaki eserleri okuyorum.

Sayın Kalafat’ın, Mitostrateji-1’deki Türkoloji/Türk Bilimi ile ilgili bazı ifadelerini aktaracağım: “…Türklük bilimi; Türklüğün var olma, varlığını araştırma, varlığını savunma, her alanda koruma ve varlığını yüceltme bilimidir. Türkolog, Türklüğü araştıran, öğrenen, öğreten, kendini alanında yenileyen, bilgisini arşivleyebilen, gelişmeleri, görevi gereği takip edebilen kimse demektir. (s.16, 25)

…Türklüğün bir ırk ve kavim olmaktan öteye; bir kültür, medeniyet, yaşam biçimi olduğudur. Bu yapılanmanın, Türk budunun tarih sahnesine çıkışından itibaren kapsamına, birlikte yaşanılan hakları da aldığını belirtmeye çalışmışızdır. (s.25)

Türklük biliminin faaliyet alanı genişletilip, dil, tarih, edebiyat gibi çalışma alanlarına sıkıştırılmışlığından çıkarılmalı ve bu Türkolog’un faaliyet alanına uluslararası ilişkiden, sosyolojiden, diplomasiden, enerjiden, arkeolojiye kadar bütün alanlar girebilmelidir. …Türkiye Türkolog’unun araştırma kadrosunun ana dili Türkçe olursa ve araştırma konuları da edebiyat, dil ve tarih ile sınırlı tutulursa, kültür savaşında yenik düşeceğinden, ondan savaşın diğer tür ve alanlarında galip gelmeyi bekleyemezsiniz. (s.15, 31)

Bu noktada vurgu yapmak istediğimiz husus, millî Türkoloji adına milliyetçi Türkolog’un herhangi bir görüş belirtmediğidir.

Akademisyen Türkologların büyük bir bölümü tamamen köşelerine çekilmişlerdir. Bir kısım Türkolog siyasi iktidara, kendileri destek görmedikleri için darılıp, gelişmeler karşısında seyirci kalmayı tercih etmiştir.

Bir kısım Türkolog siyasi iktidara ters düşmeme endişesini yaşamamak adına görüşünü açıklamamayı tercih etmektedir.

Bir kısım Türkolog ise doğuştan fikir fukarasıdır. Olup bitene trene bakar gibi bakmaktadır.

Bir kısım Türkolog kadrolu kesim ise bilinçli bir şekilde emperyalizmin oryantalist kadrolarında yer almıştır. (s.21)

Türklük biliminin Türk milliyetçiliğinden farklı olmadığını düşünenlerdenim. Bu açıklamadan sonra ilk akla gelen, Türkoloji son eki ‘oloji’den anlaşılacağı gibi bir bilim dalıdır. Milliyetçilik, bir ideoloji, bir fikri, siyasi akımdır. Türk olmayan bir kimse Türkolog olabilir…

Ancak, Türklük bilimi bir noktada çalışma alanı olarak Türklüğü seçmiş bir bilim dalıdır… (s.51)

…Milletlerin savaşları, milliyetlerin savaşıdır. Milliyetler adına savaş verenler milliyetçilerdir. (s52)

Annemarie von Gabain’in belirttiği gibi ‘Türkoloji yabancılar için bir meslek, Türkler için ise milli bir görevdir.” (s53) demektedir.

Bu konuya gelecek yazılarımda da devam edeceğim ama yazımı Prof.Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un “Türk kültürü sempozyumu” başlıklı yazısından (09/10/2022, Yeniçağ) bir alıntıyla bitirelim: “…Altay Cumhuriyetinden gelen Adar Artuşev, Altay Türklerinin boy teşkilatları hakkında ayrıntılı bilgi verdi ve Köbök boyu üzerinde durdu.

…Öyle anlaşılıyor ki Türklük bilimi hızla gelişiyor, genişliyor. Bu elbette Türklüğün gelişmesinin bir sonucudur. Siyaset nereye giderse gitsin Türklük ve Türklük bilimi ileriye doğru gidiyor.”

Yazarın Diğer Yazıları

  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • Al Karısı, Doğum ve İyeler - 21 Aralık 2025
  • Al Mitolojisi: Al Karısı - 14 Aralık 2025
  • Al Mitolojisi-1 - 07 Aralık 2025
  • Geçmişten Günümüze Kaplumbağa - 30 Kasım 2025
  • Halk İnançlarında Hayvanlar - 23 Kasım 2025
  • Ayrımlı Türklerinin Adetleri - 16 Kasım 2025
  • Türk Kültürlü Halklar - 09 Kasım 2025
  • Mitoloji ve Efsaneler-5 - 02 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
İstiklal Marşı'nın Eğitimdeki Yeri
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Ramazan'da Kamu Aracıyla Şov Yapmayın!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Domuzlar Diktatoryası / Emperyalist Haydutlar
Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Bir Öğretmen Daha Kıydılar!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Hedef Tahtasına Oturtulmayı Beklemek
WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni "Uyarma" Mobbingi Resmiyetleştirmektir
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
TSK; Tanrı'nın Sevimli Kulları
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Türk Halklarının İnançları-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Yaz Saati
Düz Yollarda Yürümek
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Düz Yollarda Yürümek
Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik
Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı
Misafir Yazılar
Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı
Sizin Tek Hedefiniz!
Orhan KILIÇOĞLU
Sizin Tek Hedefiniz!
Bir Tatil Masalı
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Bir Tatil Masalı
Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
Dr.Sakin ÖNER
Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
Sevgililer Günü Vesilesiyle…
Ali Kemal Gül
Sevgililer Günü Vesilesiyle…
2026'ya Girerken Türkiye
Türk Ocakları'ndan
2026'ya Girerken Türkiye
İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız
Şerife Güven
İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız
Türk Kadını
Köksal Cengiz
Türk Kadını
Tarihin Tekerrürü: Şark Meselesi'nden Modern Kuşatmaya
Şevket Sezer
Tarihin Tekerrürü: Şark Meselesi'nden Modern Kuşatmaya
Çok Okunan Haberler
Türk Ocakları Pendik Şubesinden Büyük İftar Organizasyonu
Türk Ocakları Pendik Şubesinden Büyük İftar Organizasyonu
Öğrenci yakını okul müdürüne okulda kafa attı!
Öğrenci yakını okul müdürüne okulda kafa attı!
Türk Ocakları Beykoz Şubesinde Nöbet Değişimi
Türk Ocakları Beykoz Şubesinde Nöbet Değişimi
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim