• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:12
İstanbul Üniversitesi'ne kadro ihdasına AYM'den iptal
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. 12 Hayvanlı Türk Takvimi
Yayınlanma: 20 Ekim 2024 - 08:24

12 Hayvanlı Türk Takvimi

20 Ekim 2024 - 08:24
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Türk dilinin en önemli eserlerinden biri olan Kaşgarlı Mahmud’un (1008-1105) yazdığı “Dîvânu Lugâti’t-Türk” adlı eserde, bu takvimden bahsedilmekte ve hatta bir efsane anlatılmaktadır. Dikkatimi çektiği için paylaşmak istedim.

Takvimle ilgili internette araştırma yapmış olsam da şu iki kitabı tercih ettiğimi belirtmek isterim. Bunlardan biri, Türk Dil Kurumu (TDK) yayını olup Prof.Dr.Ahmet Bican Ercilasun ile Ziya Akkoyunlu’nun hazırladığı “Dîvânu Lugâti’t-Türk (DLT)”, diğeri Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü (TKAE) yayını olup Prof.Dr.Reşat Genç’in “Kaşgarlı Mahmud’a Göre XI.Yüzyılda Türk Dünyası” adlı eserleridir.

On İki Hayvanlı Türk Takvimi

TDK yayını DLT’de; bars (pars) başlığı altında şunlar yazılmaktadır: “Bars Türkçede 12 yıldan biri. Türkler 12 hayvanın adını alarak 12 yılı adlandırmışlardır. Doğum ve savaş tarihleriyle benzeri olaylar, bu yılların devretmesiyle hesaplanır. Bunun aslı şudur: Onların hakanlarından birisi, birkaç yıl önce geçen bir savaşı öğrenmek ister. Savaşın geçtiği yılı şaşırırlar. O, kavmiyle meşveret eder ve şöyle der: ‘Biz bunda nasıl şaşırdıysak bizden sonrakiler de tarihi şaşırırlar. Biz şimdi 12 ay ve 12 burcu dikkate alarak 12 yılı adlandıralım ki onların dönmesiyle tarih hesaplansın ve ebedî bir hatıra olsun.’ ‘Nasıl uygun görürseniz” derler. (Hakan) avlanmaya çıkar. Yabani hayvanların Ila vadisine -ki o büyük bir sudur- sıkıştırılmasını emreder. Avlanırlar ve yabani hayvanları suya doğru zorlarlar. Yabani hayvanlardan 12’si suyu geçer. (Hakan) geçenlerden her birinin adını bir yıla verir. Birincisi sıçgan’dır ki ‘fare’ demektir. İlk geçen oydu. Yılların başı adını ondan aldı. Bu isim yıla eklenerek kullanılır ve sıçgan yılı denir; ‘sıçan yılı” demektir. Ondan sonra ud yılı sığır yılı. Sonra bars yılı pars yılı. Sonra tawışgan yılı tavşan yılı. Sonra neg (lu) yılı timsah yılı. Sonra yılan yılı yılan yılı. Sonra yund yılı at yılı. Sonra koy yılı koyun yılı. Sonra biçin yılı maymun yılı. Sonra takagu yılı tavuk yılı. Sonra it yılı köpek yılı. Sonra tonuz yılı domuz yılı. Domuz yılına gelindiği zaman tekrar sıçan yılına dönülür…

Türkler her yıl için bir hikmet (inanış) söylerler ve ondan bazı sonuçlar çıkarırlar. Eğer ud yılı yani öküz yılı ise savaşların çoğalacağını söylerler; çünkü öküz, toslamasıyla bilinir. Tavuk yılına girildiği zaman yiyecek çoğalır, fakat insanlar arasına karışıklık düşer; çünkü tavuğun yemi hububattır ve o devamlı çöpleri eşeleyip atar. Yılan ve timsah yılına girildiği zaman yağmur ve verimlilik olur; çünkü onun yeri sudur. Domuz yılına girildiğinde soğuk, kar ve fitne çoğalır. Her yıl için farklı şeyler iddia ederler.

Türklerde yedi günün adları yoktur. Çünkü ‘hafta’ İslâmiyet’le bilinmiştir. Aynı şekilde, şehirlerde ay adları da Arapça adlandırılır. Göçebeler ve cahil kâfirler ise onu dört mevsimle adlandırırlar. Her üç aylık dönemin bir ismi vardır. Onunla yılın geçtiği anlaşılır. Nevruz’dan sonraki baharın başlangıcına oglak ay dendiği gibi. Ondan sonra ulug oglak ay yani ‘büyük oğlak ayı’dır; çünkü ikinci ayda o (oğlak) büyür. Ondan sonra ulug ay yani büyük ay. Çünkü bu, yazın ortasıdır; süt çoğalır, bütün hayvanların ve yerin ürünleri artar. Diğeri de bunlar gibidir; çok az kullandıkları için onu zikr etmiyorum; sen anla.” (TDK yayını, 2020, s.149-150)

Prof.Dr.Reşat Genç de kitabında şöyle işlemiştir: “Türklerin, on ikili devir esasına dayanan ve bu on iki yılın her birini bir hayvan adı ile anmalarından dolayı ‘On İki Hayvanlı Türk Takvimi’ denilen bir takvimi çok eski zamanlardan beri kullanmakta oldukları bilinmektedir. Bu cümleden olarak, Orhun Kitâbeleri’nden Kültigin Bengütaşı’nın bu takvim ile tarihlendiğini biliyoruz. Aynı takvim, daha sonra Uygurlar tarafından da kullanılmıştır. Kaynağımız olan Dîvan’dan bu takvimin XI.yüzyılda da kullanılmakta olduğunu öğreniyoruz…

Kaşgarlı bu takvimin icadı hakkında bir efsane anlatmaktadır. Buna göre, geçmişte vuku bulmuş olan bir olayın tarihi konusunda ihtilaf olur. Bunun üzerine yine aynı duruma düşmemek, savaş tarihlerini, doğan çocukların doğum tarihlerini ve daha başka olayları doğru tespit etmek için bir takvim yapmak ihtiyacı duyulur. Bu amaçla Hakan ava çıkar. Yaban hayvanlarının İli Suyu’na doğru sürülmesini emreder. Halk hayvanları sıkıştırarak suya doğru sürer. Bu hayvanlardan avlarlar. Birtakım hayvanlar suya doğru atlarlar. On iki tanesi suyu geçer. Her geçen hayvanın adı bir yıla ad olarak verilir. Bu hayvanlardan birincisi ‘sıçgan’ imiş. İlk önce geçen bu hayvan olduğu için senenin başı bu adla anılmış ve sıçgan yılı denilmiş. Bundan sonra sıra ile suyu geçen hayvanların adları yıllara verilmiştir. Bu sıralama şöyledir: 1- Sıçgan (sıçan) yılı, 2- Ud (öküz) yılı, 3- Bars (pars) yılı 4- Tawışgan (tavşan) yılı, 5- Nek (timsah) yılı, 6- Yılan (bazen ejderha) yılı, 7- Yund (at) yılı, 8- Koy (Koyun) yılı, 9- Biçin (maymun) yılı, 10- Takagu (tavuk) yılı, 11- İt (köpek) yılı, 12- Tonguz (domuz) yılı.

Kaşgarlı bu izahı ve sıralamayı yaptıktan sonra şöyle devam eder: ‘Türklerin haftaları ve ay adları yoktur. Hafta (kavramı) İslâmiyetle bilinmiştir. Şehirlerde Arapça ay adları kullanılır. Kafirlerin (yani o zaman henüz Müslüman olmamış olan Türklerin) göçebe ve cahilleri, ayları dört mevsim üzere adlandırır. Bunlardan her üç ayın bir adı vardır. Yılın geçmesi bunlarla bilinir. Yeni günden (Nevruz) sonra İlkbahar’a Oglakay, sonra Uluğ Oglakay derler. Çünkü bu ikinci bölümde oğlak büyür. Bundan sonraya Uluğ Ay denir. Çünkü bu parça Yaz ortasıdır. Yeryüzünde nimet bolarır. Hayvanlar büyür. Süt çoğalır. Az kullanıldığı için öteki adı söylemiyorum. (Dipnot: Bu kayıtlardan Türklerin henüz Türkistan’da yaşıyorken Nevruz’u yılbaşı olarak kabul ettikleri açık bir şekilde görülmektedir.)

…Ayların Türkçe adlarının olmadığı meselesine gelince, bu hususta da Kaşgarlı’nın vermiş olduğu bilgi kabule şâyân görülmemektedir. Zira ayların adları mevcut olup, Kaşgarlı’nın çağdaşı olmakla beraber ondan önce yaşamış ve eserlerini yazmış olan el-Birunî, bu ayların adlarını vermektedir. Buna göre Osman Turan’ın gerek el-Birunî’ye, gerekse diğer eserlere dayanarak verdiği ay adları şunlardır: Aramay, İkindi (ikinci), Üçüncü ay, Törtünç ay, Beşinç ay, Altınç ay, Yitinç ay, Sekizinç ay, Tokusınç ay, Onınç ay, Bir Yigirminç (on birinci) ay, Çakşaput. …daha Göktürkler zamanında dahi sayılara bağlı ay adlarının mevcut olduğunu görmekteyiz.” (s.255-257)

Haftaya devam…

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Yıllardır Bekleyen Hacı Adaylarının Feryadı...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo