• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:33
Kanser İlaçlarında 650 Milyon Liralık Vurgun: 11 İlde Eş Zamanlı Operasyon
14:29
Doğum İzni Dönüşü Ayrımcılığa Yargıtay’dan Emsal Fren: İşverene Ayrımcılık Tazminatı Cezası
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Egemenlik Kimde?..
Yayınlanma: 09 Şubat 2025 - 08:26

Egemenlik Kimde?..

09 Şubat 2025 - 08:26
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

5 Ocak 2025’de Prof.Dr.Cemallettin Taşkıran’ın “Atatürk ve milli egemenlik” başlıklı makalesiyle başladığım seri yazıma, aynı makaleden alıntılarla son vereceğim: “Osmanlı Devleti’nde egemenlik hanedana aitti. Kuruluşundan Sultan I.Murat dönemine kadar ‘egemenlik hanedanındır’ anlayışı vardı. Çünkü devlet, hanedanın ortak malıydı.

I.Murat’la birlikte egemenlik anlayışı, yani ‘devleti yönetme hakkı’ padişah ve oğullarına ait oldu. Devlet, hanedanın değil, padişah ve oğullarının ortak malıydı.

Fatih Sultan Mehmet’in fermanıyla, padişah çocukları ya da torunlarından saltanata geçenin, gerektiğinde, nizam-ı âlem ve devletin bekası için kardeşlerini öldürmesi uygun bulundu. Bu yasa ile Türk tarihinde ilk kez tam merkeziyetçi ve tam mutlakiyetçi bir devlet otoritesi kurulmuş oldu. Ama ferman da taht kavgalarını engelleyemedi.

Yavuz Sultan Selim döneminde 1517’de Mısır’ın fethiyle halifelik Osmanoğulları’na geçti. Bundan sonra Osmanlı padişahları ‘halife’, yani ‘Müslümanların lideri’ unvanını da kullanmaya başladılar. Kanuni Sultan Süleyman döneminde de Şeyhülislâm, Divan-ı Hümayun’un daimî üyesi yapıldı. Böylece Osmanlı devlet yönetiminde din çok büyük bir güç kazandı.

I.Ahmet döneminde ekber ve erşed sistemine geçildi. Bu sisteme göre, devleti yönetme hakkı Osmanlı hanedanının yaşça en büyük (ekber) ve en akıllı (erşed) kişisine ait oldu. Bu sistem taht kavgalarını sona erdirmiştir. (s.31)

II.Abdülhamit döneminde ise hem I.Meşrutiyet (1876) hem de II.Meşrutiyet (1908) ilan edilerek egemenlik anlayışında meşruti monarşiye geçildi. Aslında sadece Osmanlı’da değil Türk tarihinde de ilk defa rejim, yani yönetim biçimi değişmiştir. Hatta ilk defa Kanun-u Esasî adıyla anayasa kabul edilmiş ve ilk defa halkın da temsil edildiği bir meclis, Meclis-i Mebusan açılmıştır. İlk defa halk seçimle tanışmış, sınırlı da olsa halk iradesi ülke yönetiminde dikkate alınır olmuştur. Fakat Osmanlı devletinde yönetimde ve anayasada hâlâ son söz hakkı yine sultana aitti. Bu sebeple de Meclis-i Mebusan bir danışma meclisi statüsünde kalmıştır. (s.32)

…Ama 20.yüzyıl başlarında Osmanlı’da monarşi sisteminin yerini meşrutî sistemin alması, egemenlik açısından önemli bir adım ve önemli bir gelişmedir.

(1921 Anayasası) Artık millete ve milletin iradesine dayanan bir egemenlik söz konusudur ve bu egemenlik anlayışının kişisel egemenliğe dayalı monarşik bir sistemle bağdaşmayacağı ortadadır. (s.40)

Tarih bize gösteriyor ki, egemenliği milletin temsilcilerinden alır ya da paylaşırsanız kısa bir süre sonra milletin egemenliği yok olur. Milletin egemenliği yerine kişi, grup ve parti egemenliği başlar. Bu yüzden milletin egemenliği konusunda hassas davranılmalıdır. Egemenlik şu üç durumun varlığı ile gelişir ve devam eder:

1- Egemenliğin gelişmesi ve varlığını sürdürmesi için ilk olarak hür düşüncenin olması lazımdır. Düşünce üzerine baskı yapılmamalı, düşünceler, fikirler rahatlıkla açıklanabilmelidir.

2- Basın ve medyanın mutlaka hür olması, kamuoyunu serbestçe oluşturması, olayları olduğu gibi aktarması ve halkı bilgilendirmesi gerekir.

3- Mutlaka seçimlerin hür bir şekilde yapılması, eşit şartlarda yapılması ve halkın iradesinin doğruya en yakın biçimde ortaya çıkması sağlanmalıdır.” (s.41)

Prof.Dr.Ali Murat Özdemir, “Egemenlik ve Anayasa İlişkisi Üzerine” başlıklı makalesinde; “Bugün dünyada ulus devletler cumhuriyet biçiminde örgütlenmişlerdir. (s.152)

Tebaa egemen lütfuna muhatap iken yurttaşlar cemiyeti, egemenliğin (en azından en) son kaynağıdır. Anılan nedenle yurttaşlık, egemenliğin kaynağının yurttaşlar olduğu bir siyasi kurgunun normatif ifadesi olarak düşünülebilir. (s.153)

Günümüzde hükümet sistemleri 3 ana başlık altında incelenmektedir. ‘Artık güncel olmadığı varsayılan’ kuvvetler birliğine dayalı meclis hükümeti sistemi; yumuşak bir güçler ayrılığı öngördüğü kabul edilen parlamenter sistem ve parlamenter sisteminkinden daha sert olduğu varsayılan güçler ayrılığına dayanan başkanlık sistemi. Son yıllarda bunlara, bağımsız bir model olduğu tartışmalı olmakla birlikte ‘yarı başkanlık sistemi’ de eklenmiştir. (s.160-161)

1945 sonrasında Türkiye, Atatürk döneminde hâkim olan tam bağımsızlıkçı üniter milli devlette ifadesini bulan cumhuriyet projesini sürdürememiştir… (s.171)”

Prof.Dr.İskender Öksüz ise “Beglik ulur” başlıklı yazısında (23/01/2025, Milli Düşünce Merkezi Sitesi); “Mülk; devlet demektir, egemenlik demektir. Mülkte egemenliği temsil eden devlet başkanına bu yüzden melik denmiş. Melik, mülkle aynı kökten. Devlet idaresinin öğretildiği mektebe de ‘mülkiye’ deniyor… Mahkeme duvarlarına yazıyoruz: Adalet mülkün temelidir…

…Hazret-i Ömer’in sözü. 1400 yıl öncesinden sesleniyor… On bir asır önce Yusuf Has Hacib (Kutadgu Bilig’den): Bir il (devlet) tutmaya atlı ve yaya çok asker gerek/ Asker tutmaya çok mal-mülk gerek/ Çok mal-mülk için milleti zengin olmalı/ Milletin zengin olması için kanunları düzgün koymalı/ Bunlardan biri giderse dördü de gider/ Dördü giderse beylik (devlet) gider. ‘Beylik gider’ asıl metinde ‘beglik ulur’ diye yazıyor.

(Dip Not: 11.asır Türkçesiyle: ‘Bu il tutguka köp er at sü kerek/ Er at tutguka neng tavar tü kerek/ Bu neng alguka bir kerek bay budun/ Budun baylıkınga törü tüz kodun/ Bularda biri kalsa törti kalur/ Bu törti yime kalsa beglik ulur’)

Peki, beglik nasıl ulur? Kanunları yok saymak, halkın işi değildir. Hukuk devletinde, tek tük kriminaller hariç, halk buna cesaret edemez. Halk kanun çiğnemeye kalkarsa devletin ona şiddet uygulayacağını bilir… Halk kanunları çiğneyemez ama devleti yönetenler kanunları ihlal edebilir. Bu, gitmekte olan, çökmekte olan bir devlette ilk beliren arazdır. Yozlaşmış yönetici ve onun yozlaşmış bürokratı, kanunları kendi çıkar ve maksadı için kullanır. Kanunlar daha ilk tecavüzde kutsiyet zırhlarını kaybeder. Kurumların itibarı on yılların, hatta asırların birikimidir. İtibar ağır ağır, fedakârlıkla, dürüstlükle, adaletle birikmiş ve yükselmiştir. Bazılarının sandığı gibi şatafatla, savurganlıkla değil. O asırların biriktirdiği itibar, bir ihlalle sarsılır, ikinci ihlalle biraz daha çöker; sonra çöker de çöker.

Diktatörlük sarmalı öyledir işte. Sarmaldır. İhlal ihlali getirir.

…Sonunda ‘Yapılanlar hukuka uygun mu, değil mi?’ sorusunu sormak abes hâle gelir. Hukuksuzluk o kadar aşikârdır ki bırakın aydını, yazarı, düşünürü, en ücra köşedeki çoban dahi ülkenin hukuk devleti olmadığını görür. ‘Demek işler böyle yürüyor, gücü gücü yetene!’ diye düşünmeye başlar. ‘Beglik ulur.’ Yerine menfaat çeteleri, menfaat aşiretleri gelir. Yolsuzluk yükselir de yükselir.

Fakat bu sarmal, diktatörün de sonunu hazırlar. Kutsallık atfedilen kanunların üstündeki koruyucu zırh kalkınca o kanunlar artık diktatörü de koruyamaz… Hukuka saygısı olmayan diktatörün hukukuna da saygı kalmamıştır.

Devletin temeli hukuktur. Hukukun temeli halktaki adalet duygusudur. Devlet, o adaletin koruyucusu ve yerine getireni olduğu için ayaktadır. Mülkün ayakta durabilmesi için halkın, devletin âdil olduğuna, herkesin hakkını savunacağına inanması gerekir. Halkta devletin artık adalete uymadığı, adaleti savunmadığı, kendisinin ve yandaşlarının menfaatini savunduğu, bunu yaparken adaleti çiğnediği kanaati yerleşirse… Mülkün temeli çatırdar.

Sonunda beglik ulur.”

Yazarın Diğer Yazıları

  • Mezhep Ayrışması ve Çaldıran - 25 Ekim 2026
  • Kimler Ahi Olamaz - 11 Ekim 2026
  • Türk Dil Bayramı mı?.. - 27 Eylül 2026
  • Tarihte Evlilikler - 13 Eylül 2026
  • Hun-Türk Kurultayları Hakkında - 30 Ağustos 2026
  • İtin Taşa Gideni!.. - 16 Ağustos 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-8 - 26 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-7 - 19 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
T. C. İsmi Bir Hadisten Alınmıştır
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Emeklinin Umudu Cumhurbaşkanımızda
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Tuz Kokmadan, Töre Bozulmadan: Titre ve Kendine Dön!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Cumhuriyetin Üzerine Titremek
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Emekliyi Umutlandıran Sözler
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Mezhep Ayrışması ve Çaldıran
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Misafir Yazılar
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Öz Eleştiri İhtiyacı
Türk Ocakları'ndan
Öz Eleştiri İhtiyacı
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Şerife Güven
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Şevket Sezer
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Çok Okunan Haberler
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî Gazete’de
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî...
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve Dersleri Kapsıyor?
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve...
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih Oldu
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo